T.C. Siyasi durumu ya da kaderi diyelim… üzerine notlar

SEÇMEN VE KATILIM DEĞERLENDİRME

2011 MV seçimlerinde kayıtlı seçmen sayısı 52.8 milyon kişi iken, 7 Haziran 2015 seçimlerinde 56.6 milyon kişiye çıkmıştır. Kabaca söylersek 2011 genel seçimlerinden bu yana 3.8 milyon kişi, “yeni seçmen” olarak devreye girmiştir. Yapılacak analizde geçerli oy kullanan kitlelerin önemi büyüktür ve partilerin oy yüzdeleri de, esasen geçerli oy sayıları üzerinden yapılmakta, barajı aşıp aşmadıkları da yine “geçerli oylar” üzerinden belirlenmektedir.

Diğer bir ifadeyle, 2011 seçimlerinde T.C. genelinde seçimlerde geçerli oy oranı, % 81.32 iken, bugünlerde kendisini, “millî irade”nin tercih ettiği “Başkan” (esasen “Sultan”) ilan etme telaşındaki Cumhurbaşkanı seçimlerinde bu oran, sadece % 72.8 yani oldukça düşük, 7 haziran seçimlerinde ise % 81.55 olarak gerçekleşmiştir. Neticede, 2011 ile 2015 seçimleri arasındaki fark, 3.2 milyon civarında fazla “geçerli oy” olarak kayda geçmiştir.

Bu tespiti yaptıktan sonra hem seçmenlerin hem de geçerli oyların seçim çevreleri temelinde dağılımına bakılabilir ve sırf merak edenler için belirtilebilir ki, ülke genelinde sadece bir kaç çevre dışında (Yozgat, Zonguldak, Kırıkkale, Kars, Tokat ve Ardahan) her yerde “kayıtlı seçmen” sayıları artmıştır.

Gelelim “geçerli oylar”ın durumuna; bu manada 2011 seçimlerine kıyasla oyların azaldığı seçim merkezlerine Çorum ve Çankırı eklenmekteyken, bu seçimlere önemli ölçüde bel bağlayan doğu illerinden Kars ve Ardahan, azalan seçmenine rağmen, “azalan oy” listesinden kurtulmuştur. Vatandaşların katılımı ve geçerli oylar değerlendirildiğinde, bu seçimlere en önem veren bölgeler, Doğu ve Güney doğu Anadolu olmuşken, Karadeniz bölgesi için durum tersinedir.

PARTİLER DEĞERLENDİRME

2011 seçim sonuçlarıyla kıyaslandığında 2015 seçim sonuçları hakkında, partiler açısından aşağıdaki saptamalar yapılabilir.

  • RTE’nin memleketi Rize dahil, AKP’nin oy oranları, istisnasız bütün seçim çevrelerinde düşmüşken, 2011 seçimlerinde 41 seçim bölgesinde aday göstermeyen HDP’nin oyları, yine istisnasız olarak ülkenin her yerinde artmıştır.
  • AKP’nin aldığı oylar, ilk bakışta 2.5 milyon azaldı gibi görünse de, yeni seçmenler ve geçerli oylardaki artış dikkate alındığında, alabileceği potansiyel oydan, 3.8-4 milyon eksik oy almıştır ki bu da… kendi oy seviyesinin %18-20’si ölçüsündedir.
  • AKP’nin en büyük oy kaybına uğradığı Doğu ve Güney Doğu illerinin ötesinde, beklenmedik biçimde oy yitirdiği kimi dikkat çekici iller; 3 büyük ilin yanısıra (toplamda 755,765 oy kaybı), Bursa, Gaziantep, Manisa, Erzurum, Urfa, Adana ve hatta Kayseri’dir (toplamda 479,683 oy kaybı) ve nihayet, oyların AKP’den HDP’ye kaydığı söylenen ve yukarıda sayılan aynı bölgeler illeri dışında kalan doğu ve güney doğu anadolu illerindeki (daha önce hesaba katılan Gaziantep, Urfa ve Erzurum hariç) kayıp oy 538,723 olarak hesaplanmaktadır. Neticede, AKP’nin 2011’e nazaran mutlak oy kaybının % 70’i (1.774 milyon) de zaten bu maddede sayılan yerlerden kaynaklanmaktadır.
  • Güneydoğu ve Doğu Anadolu illeri için ilginç bir saptama da, CHP’nin, zaten az oy aldığı bir bölge olmasına rağmen, 2011 seçimlerine nazaran mutlak olarak 122,680 oy kaybettiğidir. MHP’nin bu bölgelerdeki durumu, bir önceki seçime kıyasla düzelmekle birlikte, sadece 225 bin artmış, HDP ise AKP’nin kaybettiği oyların iki katının üzerinde oy toplamıştır. Bu bölgelere özgü biçimde yüksek seyreden 96 bin civarındaki “diğer/bağımsız” oyların etkisini dile getirmek gerekse de, HDP’nin “yeni/sandığa yeni giden” olarak nitelenebilecek seçmenleri neredeyse tümüyle kendi saflarına katmış olduğu su götürmez bir gerçektir. Bu iki bölgenin TC genelindeki oylara oranının, % 15 (yani % 30 olan Marmara bölgesinin yarısı civarında) seviyesinde olduğunu belirtmek gerekir.
  • Karadeniz bölgesi, AKP’nin oy kaybı bakımından kendilerince irdelenmelidir zira geçen seçimlere kıyasla mutlak olarak kaybettiği söylenen 2.5 milyon oyun, 258 bini Karadeniz’de gitmiştir ve bu rakam, yitirilen toplam AKP oylarının % 10’unun üzerinde ve bölgedeki toplam geçerli oyların da (4.6 milyon) % 5.6’sı civarındadır.
  • HDP, İstanbul’da 3. Parti konumuna yükselmiş, bu ilin 3 seçim bölgesinde de MHP’nin önünde yer almıştır. Rakamsal olarak ifade edersek 2011 seçimlerinde MHP’nin aldığı oyun yarısından azını alan HDP, 2015 te MHP’den % 14 fazla oy almayı başarmıştır.
  • Büyük iller arasında, özellikle Urfa rakamları ilgi çekicidir. Yurtiçi kayıtlı seçmen sayısı, geçen seçimlere göre, 125 bin kişi kadar artan şehirde, geçerli oylardaki artış 100 binin üzerindeyken, HDP’nin buradan devşirdiği oy, 180 bine yakındır. Buna karşın, AKP’nin bu ildeki kaybı ise sadece 65 bin kişi kadardır. Yapısı gereği bağımsız adayların önemli ölçüde oy aldığı çevreden 45 bin oyun ve yeni seçmenlerin HDP’nin lehine hareket ettiği söylenebilir zira ne CHP ne de MHP oy yitirmiştir.
  • HDP dışındaki bütün partiler ve bağımsız adayların da oy kaybettiği iller; Van, Muş, Adıyaman ve Kars iken, bu illerde AKP’nin 140 bin oy kaybına karşın diğerleri toplamda 60 bin oy yitirmiş, HDP ise bu illerden 2011’e kıyasla 316 bin yeni oy almıştır. Adıyaman, aynen Tunceli gibi, onun kadar dramatik olmasa da CHP’nin elindekini de yitirdiği illerden biri olarak ortaya çıkmaktadır.
  • Tunceli, CHP için mercek altına alınması gereken bir merkezdir. Zira Türkiye’nin hiç bir seçim çevresinde oylarını 6 puan bile arttıramayan (en fazla % 5,63 ile Ordu’da artış sağlamış) bu parti oy oranını, Tunceli’de 2011’e kıyasla, 37 puan düşürmüştür. (kayıp, oy sayısı olarak 15,6 bin gibi düşük te olsa… oransal olarak % 57.5’ten % 20,5’e olacak şekilde ibret vericidir).
  • Bir diğer enteresan bakış açısı, MHP’nin hem oy sayısını, hem de oy oranını HDP’ye nazaran daha çok arttırdığı illerdeki durum olabilir. Bu sayı, HDP’nin 2011 seçimlerinde aday göstermediği illerle önemli ölçüde örtüşmektedir ve bu illerden HDP’ye gelen oylar, büyük ölçüde oralarda yaşayan kürt kökenli vatandaşlar ile, sol görüşlü ve kürt sorununun çözümünü HDP’nin meclise girmesinden geçtiğini düşünen kesimden gelmiş olmalıdır. HDP’nin bir önceki seçimde aday göstermediği illerdeki yurtiçi seçmen sayısı, 12.5 milyon kişi iken, geçerli oy sayısı, 10.8  milyon, HDP’nin aldığı toplam oy, 280 bin civarındadır. Bu illerde CHP’nin de 60 bin oy kazancı olduğu ve AKP’nin 658 bin oy kaybettiği hesaba katılırsa, MHP’nin aldığı 730 bin yeni oyun kaynağı ortaya çıkar. Yeni seçmenlerin dağılımının etkisi de azımsanmamalıdır.
  • HDP’nin MHP’ye nazaran düşük te olsa, oy yüzdesini arttırdığı illerden aldıkları oy, toplam 180.4 bin olarak hesaplanmaktadır ki, bu illerin toplam seçmen sayısı 10 milyon ve geçerli oy sayısı da 8.5 milyon ölçüsündedir. Daha da enteresan olanı, önceki seçimde aday göstermediği halde, MHP’nin sağladığı oy yüzdesi artışı üzerinde artış sağladığı iller olan Bilecik, Bolu, Düzce, Edirne, Elazığ, Eskişehir, Ordu ve Rize’den elde ettiği oyların toplamının, 103 bin olması ve bu illerdeki MHP oyunun da 370 bin de kalmasıdır. Seçmen toplamı 2.7 milyon ve geçerli oyların da 2.26 milyon olduğu bu iller arasında en dikkat çekici olanları, HDP’nin sırasıyla 50 bin oy aldığı Elazığ (toplamın % 15’i) ve 21.5 bin oy aldığı Eskişehir’dir. Elazığ’da 41 bin oy kaybeden AKP ve 20 bin oy kaybeden CHP’nin durumuna bakıldığında, HDP’nin oylarının nereden geldiği anlaşılmaktadır.
  • MHP’nin kalelerinden birisi olarak bilinen Erzurum’da neredeyse onu yakalayacak kadar (22 bin oy fark)  oy alan HDP,  Elazığ’da da MHP ile olan oy farkını 17 bine indirmiştir.
  • Iğdır da HDP’nin MHP’yi ikiye katladığı gerçeği göz önüne alındığında… Sinan Oğan’ın serzenişlerine hak vermemek mümkün değildir 😉
  • HDP’nin Tunceli’de CHP’yi 3’e katlamış ve 1. parti haline gelmiş olması… ha keza Ardahan’da ilk sırada çıkması, hem HDP, hem de maalesef CHP için kayda değerdir.
  • Neticede HDP’nin 4. parti olmadığı, ilk 3’te yeraldığı yerlerin sayısı 22 olup, bunlar arasında en dikkat çekici olan tabiidir ki İstanbul’dur. Bu seçim bölgelerindeki toplam geçerli oy sayısı, yaklaşık 14 milyon iken bunun 4.1 milyonu HDP ye gitmiş, AKP’ye giden oylar 5.1 milyonda kalmış, CHP’ye 2.7, MHP’ye ise 1.3 milyon (CHP+MHP toplamda HDP’ye giden oydan az) civarında oy gitmiştir. HDP,  20 yerde MHP’nin, 19 yerde CHP’nin önünde (tamamı Doğu ve Güney Doğu anadolu) 14 ilde ise, AKP nin önünde (tamamı Doğu ve Güneydoğu anadolu) oy almıştır.
  • HDP’nin ilk 3 parti arasında olduğu Doğu, Güney doğu illeri ve tek başına fark yaratan İstanbul birlikte değerlendirildiğinde, 2011 seçimlerine nazaran HDP nin oyu, 2.1 milyon artmış, AKP nin oyu ise aslında bunun sadece yarısı kadar yani 1.07 milyon azalmış, CHP’nin 114,4 bin azalmış, MHP nin ise 290 bin artmış görünmektedir. Bu durumda yapılabilecek bir yorum, HDP’nin arttırdığı oyların neredeyse yarısını, esasen yeni seçmenler veya sandığa yeni gidenlerden aldığıdır, zira AKP ve CHP’nin HDP’ye kaptırdığı düşünülebilecek oyların toplamı sadece 1.2 milyon kişidir. MHP’nin de 290 bin kişi kadar arttırdığı oyların bir kısmını AKP, diğer bir kısmını da CHP den almış olabileceği dikkate alındığında… HDP’nin en az 1 milyon yeni seçmeni saflarına çektiği söylenebilir.
  • Elazığ, HDP için enteresan bir il olmuştur zira, 2011 seçimlerinde aday göstermediği 41 ilden biri olduğu halde 2015 seçimlerinde CHP’den 2 kattan daha fazla oy almıştır ve bahse konu HDP oyu, 50.2 bindir.
  • Son iki seçimdir AKP’nin oy yüzdesinin düştüğü İç Anadolu illerinden biri, Kayseri diğeri de Eskişehir’dir. Bu arada, AKP için “ACI ama GERÇEK” bir saptama… son seçimde Kayseri’de oy kaybeden tek partinin de AKP olduğudur.
  • 2011 seçimlerine kıyasla AKP’nin 10 puanın üzerinde oy kaybettiği il sayısı 8 iken dikkat çekici iller, Urfa, Gaziantep ve Kayseri olarak sıralanmakta ve buralardaki geçerli oy toplamı olan yaklaşık 6 milyon oyun neredeyse % 10’unu AKP’nin bir önceki seçimde sahip olduklarından kaybettiği anlaşılmaktadır.
  • İstanbul 2. bölge seçim sonuçları enteresandır. İstanbul’da kayıtlı seçmen sayısı diğer bölgelere kıyasla en az artan bu bölgede, hem AKP hem de CHP, önemli ölçüde oy kaybetmiştir. Bölgeler arasında kaydırılan ilçe/mahallelerin bulunup bulunmadığına ve oy dağılımlarına bakmak gerekir. Burada AKP’nin, milletvekili sayısını arttırmak adına bir seçim düzenlemesi (hilesi !/?) yapılmış olması kuvvetle muhtemeldir zira benzer bir durum Ankara bölgeleri için de geçerlidir. Ankara 2. bölgede kayıtlı seçmen sayısı beklenmedik biçimde azalırken, AKP’nin kuvvetli olmadığı Ankara 1. bölgedeki kayıtlı seçmen artışı, 300 bin kişi üzerindedir (? Etimesgut). Amma velakin, İstanbul için yapılan manevraya rağmen AKP bu şehirde, 442 bin oyunu kaybetmiştir.
  • Toplam kayıtlı seçmenlerin % 31-32’ini kapsayan en büyük 3 ili birlikte değerlendirdiğimizde, AKP, CHP ve HDP için kendi seçim sonuçlarının, kabaca % 30’unun buralardan kaynaklandığı gözlenmektedir. Yani AKP, ülke genelinde kaybettiği 2,5 milyon üzerindeki mutlak oyun %17,5’ini İstanbulda, % 8’ini İzmir’de ve % 4,5’ini de Ankara’da (toplamda % 30) yitirmiştir. CHP neticede arttırdığı oyların % 30’unu, başta İzmir olmak üzere yine bu illerden kazanmış (İstanbul’da yitirdiğini Ankara karşılamakla yetinmiş) HDP ye gelince, ülke genelinde 3.560 bin oyun % 20 sini İstanbul’dan devşirirken, Ankara ve İzmir’den gelenlerle aynen ilk iki parti gibi % 30 seviyesine ulaşmıştır. Esasen bir Orta Anadolu partisi olan MHP’nin, üç büyük ilden topladığı oylar, ülke genelindeki artışı olan 1,935 bin oyun ancak %22 sine denk gelmektedir ve bunun da 9,75 puanı İstanbul’dan kaynaklanmaktadır. Bu arada, MHP’nin İstanbul’da HDP’nin ardında kaldığını ve ancak 4. parti olabildiğini hatırlatmakta fayda vardır (Fark, HDP lehine 133.4 bin kişi). 3. parti kalsa da oylarını HDP’den daha az oranda arttırabildiği İzmir’de ise, HDP’nin aradaki farkı, 83 bin kişiye indirdiğini belirtmek gerekir. Neticede İstanbul ve İzmir toplamında, HDP nin MHP’den 50.3 bin kişi daha fazla oy aldığı bir gerçektir. 3 büyük metropolde durumu MHP lehine çeviren Ankara sayesinde bu iki partinin aralarındaki oy farkı, 351 bin kişiye çıkmaktadır.
  • Halkın seçimlere katılım oranlarını dikkate almaksızın, “her iki seçmenden birini temsil ettikleri” iddiasındaki AKP’nin, esasen “geçerli oylar”ın % 50 si ve üzerinde oy aldığı yerlere bakacak olursak; 2011 yılında 45 seçim bölgesi iken, 2015’te 28’e inmiştir ve 45 yerden hareketle, buralardaki oy kaybı da 1 milyon 250 binin üzerindedir. Bahse konu seçim bölgelerinde CHP’nin oylarında +/- sıfır duruma karşılık, yeni seçmenlerin de etkisiyle, MHP oylarını 1.1 milyon, HDP ise MHP’nin de üzerinde 1.157 bin ölçüsünde arttırmıştır. AKP’nin 2015 yılında hâlâ ! ve maalesef ama… geçerli oyların yarısından fazlasını aldığı 28 il özelinde kaybı ise, 580 bin, CHP’nin kaybı 23 bin, MHP ve HDP’nin kazançları ise sırasıyla, 644 ve 373 bin dolayındadır. Geçerli oyların artışı bu 28 yerde 357 bin civarında iken, 2011’in 45 seçim bölgesindeki 883.5 bin artış, MHP ve HDP’nin AKP’den aldıkları oyların ötesinde yeni seçmenlerin tercihe mazhar oluşlarına da  açıklama getirmektedir.
  • CHP’nin 2011 MV seçimlerine kıyasla oy yüzdesini arttırabildiği seçim bölgesi sayısına bakılacak olursa bunlar, toplam 85 seçim bölgesinde sadece 27’dir. Partinin bu illerde 2011 seçiminde aldığından fazla aldığı oy ise, 443 bin ile sınırlıyken, mevzu bahis illerde AKP’nin kaybı 834 bin, MHP ve HDP’nin kazançları ise sırasıyla,  575 ve 743 bin olarak gerçekleşmiştir. Bu saptamadan hareketle, CHP için söylenebilecek olan acıtıcı saptama; Bir pireyi ne kadar beslerseniz besleyin, maalesef bir deve olamayacağı.. ve fakat, ancak şişman bir pire olabileceği gerçeğidir.
  • AKP’nin hemen her seçim ertesinde diline doladığı, “biz bilmem kaç yerde iki muhalefet partisinin toplamından fazlasını aldık” söylemini, 7 haziran için irdeleyecek olursak… Hatırlatmak gerekir ki, 2011 seçimlerinde bu seçim bölgelerinin sayısının 63 ve AKP oylarının da,  CHP ve MHP’nin buralardan aldığı toplam oyların 6.55 milyon (1.7 kat) üzerinde olduğudur. 2015 seçimlerine baktığımızda ise, seçim bölgelerinin sayısının 52’ye AKP oylarının üstünlüğünün de… neredeyse yarı yarıya düşerek sadece 3.5 milyona indiğini söyleyebilir, bahse konu yerlerde AKP oylarının da esasen, MHP’den ziyade, HDP’ye gittiği saptamasını yapabiliriz. “Buradan nereye varabileceğimiz” sorusunun yanıtına gelirsek… önümüzdeki seçimde, 2011 seçimlerinde oylarının % 75,8’ini  derlediği bu coğrafyada, (hatta TC genelinde), AKP’nin gerçek rakibinin,  ne… oyları 2.22 milyon daha düşmüş olan CHP, ne de oyları sadece 181 bin artan MHP olmadığı ve fakat ve kesinlikle HDP olduğudur. Nitekim, HDP… tekrar ediyorum AKP’nin oylarının dörtte üçünden fazlasını aldığı bu yerlerde…. oylarını, 2011 seçimlerine kıyasla iki kattan fazla arttırmış ve 4.22 milyon seviyesine getirmiştir ki bu rakam, hem CHP hem de MHP’nin oylarından fazladır.
  • Buradan hareketle yapılabilecek çıkarım, HDP’nin İstanbul’da 3. parti oluşunun ötesinde, AKP’nin kalesi olan (CHP ve MHP toplam oylarından 1,7 kat fazla oy aldığı) seçim bölgelerinde, esasen ana muhalefet partisi, yani 2. parti olduğudur.
  • Genel bir değerlendirme yapacak olursak, bu bölge, AKP (8,6 puan) ve CHP (4.4 puan) nin kaybettiği, diğer taraftan, MHP’nin 3.3 puanla ehvenişer kazandığı, HDP’nin ise 10 puan üzerinde artışla önemli başarı elde ettiği yerlerdir.
  • Son olarak, kanaatimce, önümüzdeki seçimlerde ülkenin kaderini esas belirleyecek olan büyükşehirlerdeki duruma bakacak olursak; 2011 seçimlerinde geçerli oyların %76.9 unu, 2015 seçimlerinde ise %77.4’nü oluşturan bu merkezlerde partilerin durumu, aşağıdaki tabloda verildiği gibidir.

SEÇİM

AKP CHP MHP HDP DİĞER DİĞER icinde SP&BBP
2011 48.87% 27.75% 12.67% 5.44% 5.28% 1.96%
2015 40.15% 26.84% 15.51% 12.62% 4.88% 2.02%
FARK (8.72%) (0.91%) 2.84% 7.18% (0.39%) 0.05%